
Hamd olsun ki Allah nasibetti ve bir bayrama daha eriştik. Ne mutlu bizlere...
Yine Kabe'ye milyonlar akın etti ve "Hacı" oldular. Ne mutlu onlara...
Bilenler usulüne uygun kesecek kurbanını...
Bilmeyen, daha doğrusu bilemeyen, öğrenememiş olanlar da bir şekilde halletmeye
çabalayacak.
Televizyonlarda geçen yıllarda olduğu gibi yine kaçan hayvanlar, kesilen kurbanların kanları ve artıkları, hastahanelere yetişen yaralıların haberleri okunacak , filmleri gösterilecek.
Bazıları seslerini yükseltip "Nedir bu böyle her sene, çağdaşlığa yakışmıyor, hangi çağda yaşıyoruz, kan görmek istemiyoruz, gitsinler falanca ülkede, filanca yerde kessinler, çocuklarımızın ruh sağlığı bozuluyor" türünden bir torba lâf söyleyecek...
Bazıları ille de hayvan kesmek gerekmez, Kur'an öyle demiyor, şöyle diyor türünden ahkâm kesecek.
Velhasıl, daha çok büyük şehirlerde sorun olan(!) kurban kesme faslı (ki bence bunda belediyelerin suçu var), adeta belli azınlıkların koro halindeki bu feveranları , ülkenin tümündeki insanların suçlanmasına dönüşecek ve medyanın da bu aykırı sesleri körüklemek adına aynı sahneleri onlarca kez göstermesi neticesinde halk yine ağız tadı ile bir Bayram geçirmeyecek duruma düşürülecek.
Esasen istenen de bu...Bu şekilde yaygaralar ile insanların kendilerini suçlu hissetmeleri ve kurban kesme adetinden vazgeçmeleri sağlanmalı...
Aynı koro bir zamanlar Hac ibadetini yerine getirmek isteyenler için de " her sene gitmek de neyin nesi?, milyonlarca dolar kaybımız oluyor, Arapları daha da zengin etmenin ne manâsı var" türünden sözler söylerlerdi bir zamanlar. Ramazan için söylenenleri yazmayalım,bilenler bilir zaten.
İşte son yıllarda sıra kurbana geldi.
Bakınız kutsal kitabımızın Hac suresinde neler yazıyor:
26 - Bir zamanlar Kâbe'nin yerini İbrahim'e şu şekilde hazırlamıştık: Sakın bana hiçbir şeyi ortak koşma; tavaf edenler, orada (kıyama) duranlar, ruku edenler ve secdeye varanlar için evimi tertemiz et.
27 - İnsanları hacca çağır; yürüyerek veya incelmiş binekler üstünde (uzak yollardan) her derin vadiyi aşarak sana gelsinler.
28 - Ta ki kendilerine ait birtakım menfaatlere şahid olsunlar; Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde kurban ederken O'nun adını ansınlar. Siz de onlardan yiyin, yoksulu, fakiri de doyurun.
29 - Sonra kirlerini giderip temizlensinler. Adaklarını yerine getirsinler. Kâbeyi tavaf etsinler.
30 - Emir budur, Allah'ın yasaklarına kim saygı gösterirse, bu, kendisi için Rabbinin katında şüphesiz hayırdır. Size bildirilegelenden başka bütün hayvanlar helal kılınmıştır. O halde o pis putlardan kaçının ve yalan sözden sakının.
31 - Allah için, O'na eş koşmayan, O'nun birliğine inanmış kimseler olun. Allah'a ortak koşan kimse, gökten düşüp de kuşların kaptığı veya rüzgarın bir uçuruma sürüklediği şeye benzer.
32 - Bu böyledir; kim Allah'ın nişanelerine, kurbanlıklarına saygı gösterirse, şüphesiz o kalblerin takvasındandır.
33 - Sizin için onlarda belli bir süreye kadar bir takım faydalar vardır. Sonra bunlar Beyt-i atik (kâbe) de son bulurlar.
34 - Her ümmet için Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerine O'nun adını ansınlar diye bir mabed yapmışızdır. Hepinizin ilâhı bir tek ilâhtır. Onun için yalnız O'na teslim olan müslümanlar olun. (Ey Muhammed!) Allah'a itaat eden alçak gönüllüleri müjdele.
35 - Ki Allah anıldığı vakit onların kalpleri titrer. Onlar başlarına gelene sabreden, namaz kılan kimselerdir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.
36 - Kurbanlık deve ve sığırları Allah'ın size olan nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Ön ayaklarının biri bağlı halde keserken üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları yere yaslandığı vakit de onlardan yiyin, kanaat edip istemeyene de, isteyene de yedirin. Böylece onları sizin buyruğunuza verdik ki, şükredesiniz.
37 - Elbette onların etleri ve kanları Allah'a ulaşmayacaktır. Ancak O'na sizin takvanız erecektir. Onları bu şekilde sizin buyruğunuza verdi ki, size yolunu gösterdiğinden dolayı, Allah'ı tekbir ile yüceltesiniz. (Ey Muhammed!) Vazifelerini güzelce yapan iyilik sevenleri müjdele.
38 - Şüphesiz Allah inananları savunur. Çünkü Allah hâin ve nankörlerin hiçbirini sevmez.
Üşenmeyip biraz okusalar ve birazcık düşünseler veya kendi hakları söz konusu olduğunda dünyayı ayağa kaldırmayı bildikleri gibi, kendilerinden farklı düşünenlerin inançları gereği üzerlerine Vacip olan bir eylemi gerçekleştirme hakları olduğunu düşünseler zannederim bu kadar cıngar çıkmaz.
Yok amaçları daha farklı ise cevabı yine Kur'an'da bulmak mümkün.
45 - Nice memleketler vardı ki, zulüm yaparlarken biz onları yok ettik. Artık damları çökmüş, duvarları üzerine yıkılmıştır. (Geride) Nice terkedilmiş kuyularla bomboş kalmış yüksek saraylar (bırakılmıştır.)
46 - Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki olanları akledecek kalbleri, işitecek kulakları olsun. Gerçek şudur ki, gözler kör olmaz, fakat asıl göğüslerin içindeki kalpler kör olur.
Ne diyeyim...Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.
Siz değerli okurlarımın, dostlarımın, arkadaşlarımın, inananların ve tüm İslam aleminin mübarek Kurban Bayramını kutluyor, nice bayramlara erişmeyi ve ağız tadı ile huzurlu bayramlar geçirmenizi diliyorum.
Hacca giden bütün din kardeşlerimizin hac ibadetinin Allah katında makbul ve mebrur olmasını Yüce Mevla’dan niyaz ediyorum.
Sözümüzü bir şiirle bağlayalım.
KURBAN OLAYIM
Bayramdır kutlanan inananlarca
Tekbirler yükselir hep milyonlarca
Yaratıldık nuruna ol Muhammedin
İnancın kaynağına kurban olayım
Kimisi der kan gölü oluyor her yer
Kimi hayvan hakkından her dem bahseder
Bilenler konuşmaz da bilmeyen söyler
Sabredip susanlara kurban olayım
Bin beş yüz yılı geçen zamanda
İnanmış insanlar adak sunmaya
İnsan hakkı saymayıp hor görenler var
Kültürü yaşatana kurban olayım
Nedir bunun hikmeti düşünülmez de
Her sene saldırırlar aynı sözlerle
Hani becerseler yasak ederler
Hayvan hakkı derken etleri yerler
Arenada boğayı şişlerler zevkle
Domates savaşında kıpkızıl her yer
Faşinglerde bira ve sidik kokusu
Bu saçmalıkları kınamaz kimse
Akledilmez nedense kurban niyedir?
Allah’a fedanın ölçüsü nedir
İbrahim’in sünneti, bizlere vacip
Kevser’i verene kurban olayım
Çiğdem Altınöz
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder